CFO’lar İçin Ekonomik – Siyasal Politikaların Önemi

Eda Uzun

The Street Finance

Duke Üniversitesi Fuqua School of Business tarafından Richmond ve Atlanta Federal Rezerv Bankaları iş birliğiyle gerçekleştirilen son CFO Anketi, seçim öncesi ve sonrası dinamik bir tabloyu gözler önüne seriyor. 515 katılımcıdan elde edilen bulgular, ekonomik büyümeye yönelik iyimserliği ve özellikle ekonomik-siyasi politikalardaki zorluklara karşı temkinli bir yaklaşımı ortaya koyuyor.

İyimserlik ve Ekonomik Büyüme
515 CFO’nun katıldığı anket, seçim sonuçlarının netleşmesiyle birlikte bir önceki çeyreğe kıyasla iyimserlikte önemli bir artış olduğunu ortaya koyuyor. CFO’ların kendi şirketlerine duyduğu güven yaklaşık iki puan artarak 69,4’ten 71,2’ye yükselirken, ABD ekonomisine yönelik beklentilerde neredeyse beş puanlık daha büyük bir artış kaydedildi. Bu yükseliş, azalan siyasi belirsizliğin hem kurumsal hem de ekonomik büyüme beklentilerini olumlu etkilediğini gösteriyor. CFO’ların önümüzdeki dört çeyrek için reel GSYİH büyüme beklentileri de bir önceki ankete kıyasla mütevazı bir artış göstererek geniş ekonomik iyimserliğin altını çiziyor.

Yeni Politikalarla Birlikte Endişelerdeki Değişim
Seçim öncesinde CFO’ların en büyük endişesi mevcut iş gücü piyasasıyken, işe alım ve çalışanları elde tutma konuları temel odak noktasında kalıyordu. Ancak seçim sonrasında para politikası öncelik kazanıyor ve iş gücü erişimi ve kalitesiyle ilgili endişeler ikinci plana düşüyor. Enflasyon ve siyasi iklim CFO’lar için mühim endişeler olarak kalmaya devam ederken, daha önce ilk on sorun arasında yer almayan gümrük tarifeleri, seçim sonrası önemli bir konu haline geliyor ve ekonomik-siyasi perspektifte değişen öncelikleri yansıtıyor.

CFO’ların Gelecek Beklentileri
Dördüncü çeyrek CFO Anketi, 2024 için karma bir görünüm sunuyor. Gelir beklentileri artış gösterirken, fiyat artışı, birim maliyetler, istihdam ve ortalama ücret beklentilerinde düşüş yaşanıyor. Bu değişim, operasyonel ve iş gücüyle ilgili harcamalar konusunda daha temkinli bir yaklaşımın yanı sıra genel büyüme konusunda temkinli bir iyimserlik olduğunu gösteriyor. Sermaye harcamaları hariç artan harcamaları bildiren firmaların oranı son üç ayda %44,6’dan %41’e düşüyor. Bu azalma, operasyonel bütçeleri yönetme konusunda daha ihtiyatlı bir yaklaşımı işaret ediyor olabilir.

CFO’lar İçin Ekonomik-Siyasal Politikaların Önemi
252 katılımcıdan alınan seçim öncesi yanıtlar, en önemli konu olarak para politikasını vurgularken, bunu ABD kurumlar vergisi politikası ve regülasyonlar takip ediyor. Ancak seçim sonrası ankette regülasyonlar en önemli endişe haline gelerek kurumlar vergisi ve para politikasının önüne geçiyor. Bu değişim, regülasyon siyasetinin artan önemini ortaya koyarken, şirket vergisi ve para politikalarının CFO’lar için hala önemli olduğunu gösteriyor.

Sonuç
Anket sonuçları, genel ekonomik iyimserlikle birlikte politika değişikliklerine dair endişelerin damgasını vurduğu bir tablo sunuyor. Büyüme konusundaki güven güçlü kalırken, politika önceliklerindeki değişimler ve harcamalardaki temkinli yaklaşım, zorlukların devam ettiğine işaret ediyor. Seçim sonuçlarının netleşmesi ve yeni politikaların sinyalleriyle CFO’lar, değişen atmosferin farkında görünüyor.